Kitaplar

Kazancı Yayınları, İstanbul 1992

Prof. Dr. Kemal Oğuzman’ın Kitaba Yazdığı Önsözden

Nejat Aday’ın danışmanlığımda hazırladığı ‘’Taşınmaz Mülkiyetinin Naklinde Muvazaa’’ konulu yüksek lisans tezi, gerek kaynaklarının zenginliği, gerekse hazırlanışındaki titizlik sebebiyle teorik açısından da yararlı bir eserdir.

Gayrimenkul mülkiyetinin naklinde muvazaa, hem Borçlar Hukukunu, hem Eşya Hukukunu, hem de Usul Hukukunu yakından ilgilendiren bir konudur. Uygulamada ortaya çıkan tereddütler bu konuda Yargıtay’ın dört İçtihadı Birleştirme Kararı vermesine yol açmıştır. Nejat Aday tezinde çeşitli konulardaki farklı görüş ve çözümleri açıklıkla ortaya koymuş, eleştirisini yapmış ve benimsediği çözümleri dirayetle savunmuştur.



Beta Yayınları, 1. Bası İstanbul 1994, 2. Bası, İstanbul 1997

Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu’nun Kitaba Yazdığı Önsözden

Nejat Aday ‘’avukatlık’’ kavramını yalnızca hukukumuzdaki düzenleme çerçevesinde değerlendirmekle kalmamış. İsviçre ve Alman hukuklarından da yeterli biçimde yararlanmış. Şimdiye kadar avukatlık mesleğinin, mesleğe kabul şartlarından başlayarak, avukatlık ücreti sözleşmesi ve avukatın hukuki sorumluluğundan geçerek, adli yardıma kadar, bu denli titizlikle incelendiğine tanık olduğumu anımsamıyorum.

Bu eserin, avukatlık mesleğine başlamak üzere olan genç hukukçular kadar, bu meslekte yoğrulmuş ve yıllarını bu mesleğe vermiş olanlar tarafından da mutlak suretle edinilmesi ve gerçek anlamda bir başucu kitabı haline getirilmesini hararetle öneririm.



Kitabı Görüntüle

Beta Yayınları, İstanbul 2000

Prof. Dr. Hüseyin Hatemi’nin Kitaba Yazdığı Önsözden

Daha önceki yazılarımda yüklenti terimi yanında yüklem terimini te teklif etmiştim. Ancak sonraları, yadırganmasına rağmen yüklenti terimini daha uygun buldum. Bazı meslektaşların düşündüklerinin aksine, Türkçe’ de bu takı ile yapılmış isimlerin mutlaka menfi bir anlam yüklendiğinin(mesela uyuntu gibi) zannetmiyorum. Günlük dilde olduğu gibi hukuk dilinde de bağlantı, beklenti, eklenti, ödenti, uzantı gibi kelimelerin yadırganmaksızın kullanılması yüklenti terimine de alışabileceğini göstermektedir. Buna karşılık ister Arapça ‘’külfet’’ veya ‘’mükellefiyet’’, ister Türkçe ‘’yük’’, ‘’yüküm’’ veya ‘’yükümlülük’’ terimleri burada açıklanmasına gerek duymadığım kavram kargaşalarına yol açabilmektedir.

Bu özet ile, ‘’Danışman’’ olarak kendi görüşümü yansıtmaya çalıştım.‘’İçtihat ile içtihat olmaz nakzolunmaz.‘’ Benim görüşlerim de değişebilir.

Bu Tez’in, bu ‘’gidilmemiş yolda’’ verimli muhakeme ve tartışmalara sebep olması bile başlı başına teşekküre ve sevince değer bir husustur.”



Kitabı Görüntüle

Vedat Yayıncılık, İstanbul 2015.
Önsözden: "Son derece çetin ve çileli bir meslek olan avukatlık, zamanla en çok tercih edilen mesleklerden oldu. Özel üniversitelerin de çoğalmasıyla, çok sayıda genç, mesleğe adım atma imkânına kavuştu. Bu çalışma; onların, hukuki sorumluluğun şartlarını öğrenmenin yanında, mesleğin ağır mânevi sorumluluğunu üstlenecek bir olgunluğa erişmelerine de katkıda bulunursa, amacına ulaşmış sayılmalıdır."



Makaleler

;